YazarErhan

İngilizce Restaurant Diyalogları

İngilizce restaurant diyalogları aşağıda yer almaktadır.

Waiter! 
Garson!

Can you bring me the menu? 
Menüyü getirebilir misiniz?

What would you like to eat? 
Ne yemek istersiniz?

What would you like to drink? 
Ne içmek istersiniz?

What do you recommend? 
Ne tavsiye edersiniz?

What is the soup of the day? 
Günün çorbası nedir?

I didnt order this. 
Ben bunu sipariş etmedim.

Does it come with salad? 
Salatayla birlikte mi geliyor?

I have a hair in my soup. 
Çorbamda kıl var.

What do you have without pork? 
Domuz eti olmayan neyiniz var?

Do you have any vegetarian food? 
Vejeteryan yemeğiniz var mı?

What do you have for dessert? 
Tatlı olarak neyiniz var?

May I have some bread? 
Biraz ekmek alabilir miyim?

What is included? 
Neler ekli buna?

One moment please. 
Bir dakika lütfen.

Enjoy your meal! 
Afiyet olsun.

It is very delicious. 
Çok lezzetli.

This is not my food. 
Bu benim yemeğim değil.

The bill, please. 
Hesap lütfen.

I think there is a mistake in the bill. 
Sanırım hesapta bir hata var.

Do you accept credit cards? 
Kredi kartı kabul ediyor musunuz?

We would like to pay together. 
Birlikte ödemek istiyoruz.

We would like to pay separately. 
Ayrı ödemek istiyoruz.

Keep the change. 
Üstü kalsın.

İngilizce İltifatlar

ingilizce iltifatlar

Her ne kadar İngilizce bilseniz de iltifat yapmak çoğu kez zor gelebilir. Bu tür durumlar için sayfamızdaki İngilizce iltifat cümlelerini öğrenmeniz emin olun zamanı geldiğinde çok işinize yarayacaktır.

You look very nice. 
Çok hoş gözüküyorsun.

I get lost in your eyes! 
Gözlerinde kayboluyorum.

I fell in love with you. 
Sana aşık oldum.

You are my heart. 
Sen benim kalbimsin.

My heart is beating for you. 
Kalbim senin için atıyor.

I cant live without you. 
Sensiz yaşayamam.

Life is good with you. 
Hayat seninle güzel.

I am always thinking of you. 
Sürekli seni düşünüyorum.

You are my angel. 
Sen benim meleğimsin.

Do you believe in love at first sight? 
İlk görüşte aşka inanır mısın?

I like your smile. 
Gülüşünü seviyorum.

You are my other half. 
Sen benim diğer yarımsın.

You look very young. 
Çok genç görünüyorsun.

Thats very kind of you. 
Çok naziksin.

How beautiful you are! 
Ne kadar güzelsin!

How handsome you are! 
Ne kadar yakışıklısın!

I like you so much. 
Senden çok fazla hoşlandım.

Will you be my darling? 
Sevgilim olur musun?

I love you much more than I can express. 
İfade edebileceğimden çok daha fazla seni seviyorum.

My heart belongs to you. 
Kalbim sana ait.

Life without you is like death. 
Hayat sensiz ölüm gibidir.

Being with you makes me very happy. 
Seninle olmak beni çok mutlu ediyor.

I will always love you. 
Seni her zaman seveceğim.

I can be with you forever. 
Sonsuza dek seninle olabilirim.

Will you marry me? 
Benimle evlenir misin?

İngilizce Yardım İsteme

ingilizce yardım isteme diyalogları

Çoğumuz zaman zaman İngilizce yardım isteme ihtiyacı duyabiliyoruz. Böyle durumlarda aşağıdaki cümleler imdadınıza koşacaktır.

Please help! 
Lütfen yardım edin!

Can you help me? 
Bana yardımcı olabilir misiniz?

Can someone help me? 
Biri bana yardımcı olabilir mi?

How can I help you? 
Size nasıl yardımcı olabilirim?

What help do you need? 
Ne yardıma ihtiyacınız var?

Who can help? 
Kim yardımcı olabilir?

I can help you. 
Ben size yardım edebilirim.

Do you need help? 
Yardıma ihtiyacınız var mı?

I need help. 
Yardıma ihtiyacım var.

There is an amergency! 
Acil bir durum var.

I do not feel good. 
Kendimi iyi hissetmiyorum.

I lost my purse. 
Cüzdanımı kaybettim.

My battery is off. 
Şarjım bitti.

Is there a problem? 
Bir sorun mu var?

Please call the police. 
Lütfen Polis çağırın.

I am complainant. 
Şikayetçiyim.

Please catch them. 
Lütfen onları yakalayın.

I can not speak English. 
İngilizce bilmiyorum.

I do not know them. 
Onları tanımıyorum.

They are trying to cheat me. 
Beni kandırmaya çalışıyorlar.

İngilizce Adres Tarifi

ingilizce adres tarifi

İngilizce adres sorma ya da adres tarifi yapmak genellikle zor gözükebilir, fakat sayfamızdaki ifadeleri kullanarak çok rahatlıkla kendinizi ifade edebileceksiniz.

İngilizce Adres Sorma

Where is the nearest bank? 
En yakın banka nerededir?

Where is subway? 
Metro nerededir?

How I go there by bus? 
Oraya otobüsle nasıl gidebilirim?

How can I find there? 
Orayı nasıl bulabilirim?

Are we in the right way? 
Doğru yolda mıyız?

Excuse me, how can I go to the post office? 
Afedersiniz, postaneye nasıl gidebilirim?

Do you know where the post office is? 
Postanenin nerede olduğunu biliyor musunuz?

Can you tell me the best way of getting to post office? 
Postaneye gitmenin en iyi yolunu bana tarif edebilir misiniz?

I am looking for this address. Can you show me on the map?
Bu adrese gitmek istiyorum. Haritada bana gösterebilir misiniz?

İngilizce Mesafeyi Sorma

How far is it here? 
Ne kadar uzaklıktadır?

Is it far? 
Uzak mıdır?

How far is it to post office from here? 
Buradan postaneye mesafe ne kadardır?

How many kilometres is post office from here? 
Postane buradan kaç kilometredir?

How many minutes does it take? 
Kaç dakika sürer?

İngilizce Adres Tarif Etme

Turn left. 
Sola dönün.

Turn right. 
Sağa dönün.

Go straightaway. 
Dosdoğru gidin.

Go back. 
Geriye dönün.

Take this way. 
Bu yolu takip ediniz.

Go straight away. 
Dosdoğru gidiniz.

Go under the bridge. 
Köprünün altından gidiniz.

It is in 1 hour distance by car. 
Arabayla 1 saat sürer.

It takes 10 minutes from here. 
Buradan 10 dakika sürer.

Turn right at the first road. 
İlk yoldan sağa sapın.

Take the first right at the lights. 
Işıklardan ilk sağa sapınız.

Take the third exit at the roundabout. 
Kavşakta üçüncü çıkıştan giriniz.

Keep going straight away for around 10 minutes. 
Yaklaşık 10dk dosdoğru gidiniz.

Follow the sign of Bakirkoy. 
Bakirkoy tabelasını takip ediniz.

İngilizce Adres Tarifinde Olumsuz Cevap Verme

Sorry, I am not from around here either. 
Üzgünüm, ben de buradan değilim.

Sorry, it is my first time to come here too. 
Üzgünüm, benim de buraya ilk gelişim.

You are on the wrong way. 
Yanlış yoldasınız.

İngilizce Saatler

İngilizce saatler günlük hayatta en çok kullanmaya ihtiyaç duyduğumuz kelimeler arasında yer alırlar. İngilizce saatler konusu öğrenildiğinde saatin kaç olduğunu söylemek hiç de zor olmayacaktır.

İngilizce Saatler Konu Anlatımı

1) İngilizce saat kaç sorusu en basit haliyle 2 şekilde sorulabilir.

What time is it? 
What is the time? 
Saat kaç?

2) Tam saatleri ifade etmek için sayıdan hemen sonra “o’clock” gelir.

10.00 – It is ten o’clock. 
Saat tam 10:00.

3) Saatin kaç geçtiğini ifade etmek için “past” veya “after” kullanılır ve hemen öncesinde belirlenen sayı gelir.  Yaygın kullanım hali “past” olandır.

12:05 – It is five past twelve. 
Saat on iki’yi beş geçiyor.

It is five past ….
…’i beş geçiyor.

It is five after twelve ….
Saat on iki’yi beş geçiyor.

4) Buçuklu saatleri ifade etmek için “half past ….” kalıbı kullanılır. 

10.00 – It is half past nine 
Saat dokuz buçuk.

5) Saatin kaç kaldığını ifade etmek için “to” kullanılır ve kalan saati belirtmek için hemen öncesinde belirlenen sayı gelir.

11:55 – It is five to twelve. 
Saat on ikiye beş var.

It is five to  …
…’e beş var.

İngilizce Saat Dilimleri

quarter past 
quarter after 

çeyrek geçmesi

10:15 – It is quarter past ten. 
10:15 – It is quarter after ten. 
Saat onu çeyrek geçiyor.

half past 
buçuk geçmesi

08:30 – It is half past eight. 
Saat sekiz buçuk (Sekizi buçuk geçiyor).


quarter to 
çeyrek kalması

09:45 – It is quarter to ten. 
Saat ona çeyrek var.

pm: öğleden sonra

It is 06:43pm in California now. 
Kaliforniya’da şu an akşam 06:43.

am: öğleden önce

It is 04:43am in Istanbul now, but it is 06:43pm in California. 
İstanbul’da şu an sabah 04:43, fakat Kaliforniya’da akşam 06:43.

İngilizce Saatler Örnek Cümleler

İngilizce saatler ile ilgili örnekler aşağıda yer almaktadır.

My plane ticket is at quarter after nine. 
Uçak biletim saat dokuzu çeyrek geçede.

My bus comes at quarter to nine. 
Otobüsüm dokuza çeyrek kala geliyor.

My bus comes at fifteen to nine. 
Otobüsüm dokuza on beş kala geliyor.

We start working at half past nine on Saturdays. 
Cumartesileri dokuz buçukta çalışmaya başlıyoruz.

They arrived at home at 9:15pm yesterday. 
Onlar dün öğleden sonra 9:15’te eve vardılar.

My friend Ayse called me at quarter past two yesterday. 
Arkadaşım Ayşe dün ikiyi çeyrek geçe bana telefon açtı.

İngilizce Telefon Diyalogları

ingilizce telefon diyaloglari

Telefonda konuşmak bazen heyecanlı ya da stresli olabilir, fakat aşağıdaki İngilizce telefon diyaloglarını kullanarak bu heyecanınızı kolaylıkla yenebilirsiniz. 

İngilizce Telefon Konuşmaları

Telefona nasıl cevap verilir?

Hello, who is calling? 
Alo, kim arıyor?

Hello, who am I talking to, please? 
Alo, kiminle görüşüyorum?

How could I help you? 
Size nasıl yardımcı olabilirim?

Arayan kendisini nasıl tanıtır?

Hello, this is Alex from ABC Company. 
Alo, ABC Şirketi’nden arıyorum, ben Alex.

Kiminle görüşmek istendiği nasıl söylenir?

I would like to talk to Ms Sarah. 
Bayan Sarah ile görüşmek istiyorum.

Yanlış yer arandığı nasıl söylenir?

Sorry, I think you have got the wrong number. 
Üzgünüm sanırım yanlış numarayı aradınız.

Sorry, there is nobody at that name here. 
Üzgünüm o isimde biri burada yok.

Aranılan kişinin siz olduğunu nasıl söylersiniz?

Yes, Sarah is speaking. 
Evet, ben Sarah

Konuştuğunuz kişinin sesi gelmeyince ne söylenir?

It’s a bad line.  
Hat kötü. 

Would you please speak up? 
Lütfen sesli konuşur musunuz?

Hat kopunca ne söylenir?

I think the line is cut off. 
Sanırım hat koptu.

I think we cut off. 
Sanırım bağlantımız koptu.

Anlaşılamama durumunda ne söylenir?

I can’t understand. Could you please repeat that? 
Anlayamıyorum. Lütfen tekrar edebilir misiniz?

Sorry, my English is not so good. Could you speak a little slower? 
Üzgünüm, İngilizcem pek iyi değil. Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz?

Söylenilen kelimenin yazılışı anlaşılamaması durumunda ne söylenir?

Could you please spell that, please? 
Lütfen onu heceleyebilir misiniz?

Hatta beklenmesi nasıl söylenir?

Just a second, please. Let me see if she is in. 
Bir saniye lütfen. Yerinde mi bakayım.

Please hold on. I will get you through. 
Hatta kalınız. Bağlıyorum.

Sorry to keep you waiting. 
Beklettiğim için üzgünüm.

Hattın meşgul olduğu nasıl söylenir?

Sorry, I cant get through. The line is engaged. 
Üzgünüm bağlayamıyorum. Hat meşgul.

Aranılan kişinin yerinde olmadığı nasıl söylenilir?

She’s not available now. Would you like to leave a message? 
Şu an yerinde değil. Mesaj bırakmak ister misiniz?

Could you call again after 2 hours? 
2 Saat sonra tekrar arayabilir misiniz?

Hatta beklenmesi nasıl söylenir?

Sorry, she’s on the other line at the moment 
Üzgünüm, o şu anda başka hatta.

Nasıl mesaj bırakılır?

Could you tell her that her friend Ali called? 
Arkadaşı Ali’nin aradığını söyler misiniz? Aranılan kişi erkekse “her” yerine “him” gelir.

Could I leave a message? 
Mesaj bırakabilir miyim?

Önemli Not: Yukarıdaki tüm cümlelerde “o” anlamında bir bayan kastedilerek “she” kullanılmıştır. Şayet kastedilen bir erkek ise “she” yerine “he” kullanılmalıdır.

İngilizce Samimi Telefon Diyalogları

Hello, who is this? 
Alo, kim aramıştı?

Hi, this is Ali. I want to talk to Mustafa. 
Alo, ben Ali. Mustafa ile konuşmak istiyorum.

He is not at home at the moment. 
Şu anda evde değil.

Can you call again after 2 hours? 
2 Saat sonra tekrar arar mısın?

Hang on a second. I will get him. 
Bir saniye bekleyin. Bağlıyorum.

İngilizce Tanışma Diyalogları

ingilizce tanışma diyalogları

Bu sayfamızda İngilizce tanışma diyalogları yer almaktadır.

Serkan: Hello, my name is Serkan. May I know you? 
Merhaba, benim adım Serkan. Sizi tanıyabilir miyim?

Sarah: Hi, my name is Sarah. 
Selam. Benim adım Sarah.

Serkan: Nice to meet you, Sarah. 
Tanıştığımıza sevindim, Serkan.

Sarah: Nice to meet you, Serkan. 
Bende tanıştığımıza sevindim, Serkan.

Serkan: Where are you from? 
Neredensin?

Sarah: I live in Istanbul, but I’m originally from New York. 
İstanbul’da yaşıyorum, fakat aslen New York’tanım.

Serkan: Can I learn how old you are if you dont mind? 
Sakıncası yoksa kaç yaşında olduğunu öğrenebilir miyim?

Sarah: Of course, I am 22 years old. 
Elbette ki. 22 Yaşındayım.

Serkan: Where do you reside in Istanbul? 
İstanbul’da nerede oturuyorsun?

Sarah: I reside in Taksim. 
Taksim’de oturuyorum.

Serkan: Oh, really? Me too. 
Aaa, gerçekten mi? Ben de.

Sarah: Do you study or work? 
Okuyor musun yoksa çalışıyor musun?

Serkan: I work. 
Çalışıyorum.

Sarah: What do you do? 
Ne iş yapıyorsun?

Serkan: I am an architect. And you? 
Mimarım. Peki sen?

Sarah: I am a student at İstanbul University. 
Ben İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciyim.

Serkan: What do you study? 
Ne okuyorsun?

Sarah: I study economics. 
İktisat okuyorum.

Serkan: Are you single or married? 
Evli misin yoksa bekar mısın?

Sarah: I am single. What about you? 
Bekarım. Peki sen?

Serkan: I am single, too. I would like to know more about you.  
Ben de bekarım. Seni daha fazla tanımak isterim.

Sarah: Why not! We can exchange our phone numbers if you wish. 
Neden olmasın! İstersen telefon numaralarımızı birbirimize verebiliriz.

Serkan: Yes, sure. My mobile number is 0532 000 00 00. What is yours?. 
Evet, tabii ki. Cep telefon numaram 0532 000 00 00. Seninki nedir?

Sarah: Mine is 0555 000 00 00. Please feel free to call me whenever you want. 
Benimki 0555 000 00 00. Lütfen ne zaman istersen aramakta çekinme.

Serkan: You too. I am very pleased to know you. I must go now. 
Sen de. Tanıştığıma çok memnun oldum. Şimdi gitmem gerekiyor.

Sarah: Ok Serkan, hope to meet you again. 
Peki Serkan. Umarım tekrar karşılaşırız.

Serkan: I hope so. Take care, have a nice day! 
Umarım. Kendine iyi bak, hoşçakal.

Sarah: You too, bye bye! 
Sen de kendine iyi bak, güle güle.

Passive Voice

Passive Voice, Türkçede “Edilgen Yapı” anlamına gelir. 

Passive Voice Konu Anlatımı

Passive Voice yapıyı anlayabilmek için öncelikle Active Voice ve Passive Voice nedir sorularına cevap verebilmemiz gerekir. En basit anlatımıyla şu şekildedir:

Active Voice (Etken Yapı): Öznenin yaptığı bir eylemi ifade etmek için kullanılır.

I do my homeworks every day. 
Her gün ev ödevimlerimi yaparım.

Passive Voice (Edilgen Yapı): Bir şeyin biri ya da birileri tarafından ya da herhangi bir şey tarafından yapıldığını ifade etmek için kullanılır.

My homeworks are done by me every day. 
Ev ödevlerim her gün (benim) tarafımdan yapılır.
Bu cümlede bir şeyin kim tarafından yapıldığından bahsediliyor.

Özetle; yapmak fiili “Active Voice” ile, yapılmak fiili ise “Passive Voice” ile kullanılır. Aşağıdaki örnekleri de incelerseniz çok daha iyi anlamış olacaksınız.

Active Voice: Ayse always washes the dishes after dinner. 
Ayşe her zaman akşam yemeğinden sonra bulaşıkları yıkar.
Ayşe’nin yaptığı eylem yıkamaktır.

Passive Voice: The dishes are always washed by Ayşe after dinner. 
Bulaşıklar her zaman akşam yemeğinden sonra Ayşe tarafından yıkanır.
Ayşe tarafından yapılan eylem yıkamaktır.

Active Voice: Ali repaired this computer yesterday. 
Ali dün bilgisayarı tamir etti.

Passive Voice: This computer was repaired by Ali yesterday. 
Bu bilgisayar dün Ali tarafından tamir edildi.

Active Voice: Native English teachers give English lessons here. 
Ana dili İngilizce olan öğretmenler burada İngilizce dersleri veriyor.

Passive Voice: English lessons are given by native English teachers here. 
İngilizce dersleri burada ana dili İngilizce olan öğretmenler tarafından verilir.

Ayrıca, fiilin kim tarafından gerçekleştiğinin önemli olmadığı ya da bilinmediği zamanlarda Passive Voice kullanılır. Örneğin;

Passive Voice: They were kidnapped last week. 
Onlar geçen hafta kaçırıldılar.

Passive Voice: Two robbers were caught yesterday. 
Dün iki soyguncu yakalandı.

Passive Voice Olumlu Cümleler

Özne + to be + fiil 3. hali + by (isteğe bağlı)

They were insulted by the crowded. 
Onlar kalabalık tarafından hakarete uğradılar.

My mother was taken to the hospital late at night yesterday 
Annem dün gece geç saatte hastaneye kaldırıldı.

Passive Voice Olumsuz Cümleler

Özne + to be + not + fiil 3. hali + by (isteğe bağlı)

They were not insulted by the crowded. 
Onlar kalabalık tarafından hakarete uğramadılar.

My mother was not taken to the hospital late at night yesterday? 
Annem dün gece geç saatte hastaneye kaldırılmadı.

Passive Voice Soru Cümleleri

To be + Özne + fiil 3. hali + by (isteğe bağlı)?

Were they insulted by the crowded? 
Onlar kalabalık tarafından hakarete uğradılar mı?

Was my mother taken to the hospital late at night yesterday? 
Annem dün gece geç saatte hastaneye mi kaldırıldı?

Active Voice ve Passive Voice Kullanımı

Farklı zaman biçimlerinde kullanımlarını aşağıdaki örneklerde görebilirsiniz.

Simple Present Tense

Active Voice: We make payments weekly. 
Ödemeleri haftalık yaparız.

Passive Voice: Payments are made by us weekly. 
Ödemeler tarafımızdan haftalık yapılır.

Present Continuous Tense

Active Voice: We are making payments now. 
Ödemeleri şimdi yapıyoruz.

Passive Voice: Payments are being made by us now. 
Ödemeler şimdi tarafımızdan yapılıyor.

Simple Past Tense

Active Voice: We made payments yesterday. 
Ödemeleri dün yaptık.

Passive Voice: Payments were made by us yesterday. 
Ödemeler dün tarafımızdan yapıldı.

Simple Past Continuous Tense

Active Voice: We were making payments at that time. 
O anda ödemeleri yapıyorduk.

Passive Voice: Payments were being made by us at that time. 
Ödemeler o anda tarafımızdan yapılıyordu.

Present Perfect Tense

Active Voice: We have just made payments. 
Ödemeleri şimdi yaptık.

Passive Voice: Payments have just been made by us. 
Ödemeler şimdi tarafımızdan yapıldı.

Present Perfect Continuous Tense

Active Voice: We have been making payments since 2 oclock.
Saat 2’den beri ödemeleri yapıyoruz. 

Passive Voice: Payments have been being made since 2 oclock by us. 
Ödemeler saat 2’den beri tarafımızdan yapılıyor.

Past Perfect Tense

Active Voice: We had made payments before. 
Ödemeleri daha önce yapmıştık.

Passive Voice: Payments had been made by us before. 
Ödemeler daha önce tarafımızdan yapılmıştı.

Past Perfect Continuous Tense

Active Voice: We had been making payments before you came. 
Sen gelmeden önce ödemeleri yapıyor durumdaydık.

Passive Voice: Payments had been being made by us before you came. 
Ödemeler sen gelmeden önce tarafımızdan yapılıyor durumdaydı.

“Will” Future Tense

Active Voice: We will make payments tomorrow. 
Ödemeleri yarın yapacağız.

Passive Voice: Payments will be made by us tomorrow. 
Ödemeler yarın tarafımızdan yapılacaktır.

“Be going to” Future Tense

Active Voice: We are going to make payments tomorrow. 
Ödemeleri yarın yapacağız.

Passive Voice: Payments are going to be made by us tomorrow. 
Ödemeler yarın tarafımızdan yapılacaktır.

“Will” Future Continuous Tense

Active Voice: We will be making payments tomorrow. 
Ödemeleri yarın yapıyor olacağız.

Passive Voice: Payments will be being made by us tomorrow. 
Ödemeler yarın tarafımızdan yapılıyor olacak.

“Be going to” Future Continuous Tense

Active Voice: We are going to make payments tomorrow. 
Ödemeleri yarın yapıyor olacağız.

Passive Voice: Payments are going to be being made by us tomorrow. 
Ödemeler yarın tarafımızdan yapılıyor olacaktır.

“Will” Future Perfect Tense

Active Voice: We will have finished our works by tomorrow. 
Yarına kadar işlerimizi tamamlamış olacağız.

Passive Voice: Our works will have been finished by tomorrow. 
İşlerimiz yarına kadar tamamlanmış olacak.

“Be going to” Future Perfect Tense

Active Voice: We are going to have finished our works by tomorrow. 
Yarına kadar işlerimizi tamamlamış olacağız.

Passive Voice: Our works are going to have been finished by tomorrow. 
İşlerimiz yarına kadar tamamlanmış olacak.

“Will” Future Perfect Continuous Tense

Active Voice: We will have been finishing our works by tomorrow. 
Yarına kadar işlerimizi tamamlamış oluyor olacağız.

Passive Voice: Our works will have been being finished by tomorrow. 
İşlerimiz yarına kadar tamamlanmış oluyor olacak.

“Be going to” Future Perfect Continuous Tense

Active Voice: We are going to have been finishing our works by tomorrow. 
Yarına kadar işlerimizi tamamlamış oluyor olacağız.

Passive Voice: Our works are going to have been being finished by tomorrow. 
İşlerimiz yarına kadar tamamlanmış oluyor olacak.

İngilizce Dersleri

İngilizce öğrenmenin temeli dil bilgisi ile başlar. Sayfamızdaki dersler; zamanlar, kelimeler, fiiller ve günlük diyaloglar olmak üzere pek çok türde  konu anlatımları içerir. Her seviyede sunulan dersler ile İngilizce öğrenme yolunda bir başlangıç yapabilir ya da mevcut seviyenizi yükseltebilirsiniz.

Sitemizdeki tüm dersler İnternet ortamında İngilizce öğrenmek isteyenler için özel olarak hazırlanmıştır. Her gün 10 binlerce ziyaretçisi sayesinde online İngilizce öğrenme siteleri arasında 1. sıraya gelmiştir. Bu dili öğrenmek için kursa gitmeye vaktiniz yoksa ya da özel İngilizce dersi almak için ücret ödemeye mali gücünüz elvermiyorsa sitemizden ücretsiz istifade edebilirsiniz.

Sayfamızdaki eğitim sayfaları en basitten en ileri seviyeye kadar hazırlandığı için her seviyeye hitap etmektedir. Sitede yer alan dil bilgisi, zamanlar, kelimeler ve fiiller kapsamlı konu anlatımları ile birlikte sunulmuştur. İster ilkokul öğrencisi, ister üniversite öğrencisi ya da kurs öğrencisi olun hiç fark etmez, sitemizdeki derslerden İngilizce öğrenmek istiyorum diyen herkes fayda sağlayabilir.

IngilizceTurkce.Gen.Tr sitesi sayesinde İngilizce öğreniyorum diyen kişilerin sayısının gittikçe artması bizleri onurlandırıyor. Sitemizde yer alan ders anlatımları ile alakalı takıldığınız hususlar olduğunda ilgili sayfalardan yorum bırakarak bizlerden ücretsiz destek alabileceğinizi özellikle belirtmek isteriz.

Sizlere faydalı olacağını düşündüğümüz İngilizce dersi sayfamızda güzel vakit geçirmenizi diler, sitemizden memnun kalarak ayrılmanızı dileriz.

To Be Nedir? Am Is Are Konu Anlatımı

Bu derste “to be nedir?” ve “am, is are konu anlatımı” detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

Şu ana ait bilgi içeren ve İçerisinde fiil olmayan cümleler “to be” yardımcı fiili ile birlikte kullanılır. 

To Be Nedir?

İngilizcede “to be” yardımcı fiillere denir ve normal fiiller gibi bunların da 1. 2. ve 3. halleri vardır.

To be 1. hali: am, is, are
To be 2. hali: was, were
To be 3. hali: been

Şayet şimdiki zamanda cümleler kuracaksak 1. hali olan am, is, are kullanılır.

Peki, hangi öznelerde “am”, “is” ya da “are” kullanılacak? Aşağıda anlatılan cümle kuruluşlarında cevabı görebilirsiniz.

Am Is Are Konu Anlatımı

Genel anlamda “to be” yardımcı fiili; herhangi bir durum, statü, konum veya zamanı ifade etmek için kullanılır.

Yardımcı Fiil Kullanımı: Olumlu cümlelerde yardımcı fiil (am/is/are) özneden hemen sonra gelir. Olumsuz cümlelerde yardımcı fiilden hemen sonra “not” eki gelir. Soru cümlelerinde ise önce soru kelimesi (varsa), ardından yardımcı fiil ve hemen sonrasında özne gelir. 

Am Is Are Olumlu Cümleler

Hangi öznelerde hangi yardımcı fiil kullanılacak işte cevabı…

Olumlu Cümleler: Özne + yardımcı fiil (am/is/are) + nesne + zaman

I am

You are 
We are 
They are 

He is 
She is 
It is 

Özetle: “I” öznesinin yardımcı fiili “am” dir.  “I” harici tüm tekil (bir tane) öznelerin yardımcı fiili “is”, çoğul öznelerin (birden fazla) ise “are” dır.

My mother is 50 years old.
Annem 50 yaşındadır. Bu cümlede geçen “annem” öznesi tekil olduğu için yardımcı fiil olarak “is” kullanılmıştır.

years old : yaşında

You are a student. 
Sen bir öğrencisin. Bu cümlede geçen “a” takısı bir anlamına gelir.

She is an artist. 
O bir ressam. Bu cümlede de geçen “an” takısı bir anlamına gelir.

Yukarıdaki cümlelerde “bir” anlamına gelen “a” ve “an” takılarını gördünüz.  Peki, nerede “a” takısı ve nerede “an” takısını kullanmalısınız? Şayet nesnenin telaffuzu sessiz harfle başlıyorsa “a” takısı, sesli harfle başlıyorsa ise “an” takısı kullanılmalıdır.

We are an hour late. 
Bir saat geciktik. Gördüğünüz üzere “bir” anlamına gelen “an” takısı kullandık çünkü “hour” telafuzunda “h” yoktur ve “auı” olarak telaffuz edilir.

I am jealous of you. What about you? 
Ben seni kıskanıyorum. Peki ya sen? Bu cümledeki “jealous of” fiil değil, sıfattır.  Birisini kıskanma anlamında kendisinden sonra “of” edatı gelir.

to be jealous of … : birini kıskanan
what about ….  : peki ya ... ?

They are very angry with you. 
Onlar sana çok kızgınlar. Bu cümledeki “angry with” sıfattır. Birisine kızgınlıktan bahsediyorsa “angry” den sonra “with” gelir.  Peki, neden “with” edatı geliyor? Çünkü İngilizcede öyle 🙂 Daha fazla detay yok maalesef, bu tür sıfatları kendisinden sonra gelen edatlarla öğrenmelisiniz.

to be angry with … : birine kızgın olan

It is 7 oclock now. 
Şu anda saat 7.00. 

How nice car it is. 
Ne kadar güzel bir araba! 

How + sıfat : Ne kadar …!
“How” soru kelimesinden hemen sonra “sıfat” geldiğinde “ne kadar” anlamına gelir ve şaşkınlık ifade eder. Soru cümlesi değil, olumlu cümledir.

Anlam itibariyle aşağıdaki cümleye benzer.

It is so nice car. 
Çok hoş bir araba.

Am Is Are Olumsuz Cümleler

Olumsuz Cümleler: Özne + yardımcı fiil (am/is/are) + not + nesne + zaman

I am not 
You are not 
We are not 
They are not 

He is not 
She is not 
It is not 

not: değil

I am not hungry. 
Karnım aç değil.

You are not ill. 
Sen hasta değilsin.

They are not succesful students. 
Onlar başarılı öğrenciler değiller.

Money is not valuable for me.
Para benim için değerli değil. İngilizcede “money” sayılamayan bir nesnedir, bu yüzden yardımcı fiil olarak “is” kullanılmıştır.

Am Is Are Soru Cümleleri

Soru Cümleleri: Soru kelimesi (varsa) + yardımcı fiil (am/is/are) + özne + nesne + zaman

Am I

Are you 
Are we 
Are they 

Is he 
Is she 
Is it 

Are you a student? 
(Sen) Öğrenci misin? Bu cümlede soru kelimesi olmadığı için önce yardımcı fiil ile başlamıştır.

İngilizce Soru Kelimeleri

Sık kullanılan “İngilizce soru kelimeleri” aşağıda yer almaktadır. 

What :Ne
Why : Neden
How : Nasıl
Where : Nerede
What time : Saat kaç(ta)
When : Ne zaman
How many : Kaç tane
How far : Ne kadar uzak(lıkta)

What is this? 
Bu nedir?

Why is he here? 
O neden burada?

How are you? 
Nasılsın?

Where are they? 
Onlar neredeler?

What time is it? 
Saat kaç?

What day is it today? 
Bugün günlerden ne?

When is your birthday? 
Doğum günün ne zaman?

How many siblings are you? 
Kaç kardeşsiniz?

How far is the hospital from here? 
Hastane buradan ne kadar uzaklıkta?

Alıştırmalar

Yukarıda öğrendiğiniz bilgilere bakalım ne kadar hakimsiniz. Bunun için aşağıdaki to be fiili ile ilgili alıştırmaları çözmenizi tavsiye ederiz.

Cevap Anahtarları

Soru Kelimesi Testi 
1) where 2) why 3) when 4) what 5) what 6) what 7) how 8) why 9) how 10) is

Present Simple Yardımcı Fiil Testi
1) am 2) is 3) is 4) are 5) are 6) is 7) is 8) are 9) is 10) is