YazarErhan

Inversion Konu Anlatımı

İngilizcede devrik cümle “inversion” olarak geçer. Yardımcı fiilin özneden önce kullanılmasıyla oluşurlar. Inversion yapısı daha çok edebi ve akademik metinlerde daha fazla vurgu yapılma amaçlı kullanılır.

IELTS veya TOEFL gibi uluslararası sınavlara hazırlanıyorsanız bu yapı İngilizcenizin ileri seviyede olduğunu gösterecek ve daha yüksek bir puan almanızı sağlayacaktır. 

İngilizce Devrik Cümle – Inversion Konu Anlatımı

1.Negatif anlamlı zaman ifadeleri ile birlikte kullanılır.

Inversion: Never 

 I have never been in Alaska.
Alaska’da hiç bulunmadım.
 Never have I been in Alaska.
Alaska’da hiç bulunmadım.

Inversion: Rarely

 I rarely play basketball.
Nadiren basketbol oynarım.
 Rarely do I play basketball.
Nadiren basketbol oynarım.

Yukarıdaki cümlelerde görüldüğü üzere zaman ifadesinden sonra yardımcı fiil veya esas fiil kullanılmıştır. Özne ise devamında gelmiştir.

Daha fazla örnek cümleler aşağıda yer almaktadır.

Inversion: Seldom

 Seldom do I  go swimming.
Nadiren yüzmeye giderim.

Inversion: Hardly ever

 Hardly ever do I play computer games.
Neredeyse hiç bilgisayar oyunları oynamam.

Inversion: Under no circumstances

 Under no circumstances can you meet that guy.
O herifle hiç bir şart altında görüşemezsin.

Inversion: In no way

 In no way could you marry her if I did not introduce her to you.
Onu seninle tanıştırmasaydım hiç bir şekilde onunla evlenemezdin.

 In no way do I let you go out with that person.
Asla o kişiyle çıkmana izin vermiyorum.

Inversion: At no time

 At no time have we had this kind of problem.
Böyle bir sorunla daha önce hiç bir zaman karşılaşmadık.

 At no time will the East Palestine be the capital of Israel.
Doğu Filistin hiç bir zaman İsrail’in başkenti olmayacak.

2) Little ile ile birlikte kullanılır.

Inversion: Little

 Little did I eat at the dinner with them. 
Onlarla akşam yemeğinde az yedim.

 Little do I know about the culture of the Spanish. 
İspanyolların tarihi hakkında az biliyorum.

3) Hardly / scarcely / barely / ……… when ……. : Bir eylemin hemen ardından gerçekleşen bir başka eylemi ifade eder. İlk eylem genellikle “past perfect tense”, ikinci eylem ise “simple past tense” olur.

Inversion: Hardly when

 Hardly had we finished our works when they knocked at the door.
Kapıya vurduklarında işlerimizi ancak bitirmiştik.

Inversion: Scarcely when

 Scarcely had she left home when the fire increased.
Yangın büyüdüğünde evden ancak çıkmıştı.

Inversion: Barely when

 Barely had they joined the meeting when we left.
Onlar biz ayrıldığımızda toplantıya ancak  katılmışlardı.

4) No sooner ….. than : Bu yapı da bir eylemin hemen ardından gerçekleşen bir başka eylemi ifade eder. 

Inversion: No sooner than

 No sooner had she left home than the fire increased.
Tam evden çıkmıştı ki yangın başladı.

5) nor / neither /  : “de” anlamına gelir ve cümleye olumsuz anlam katar.

Inversion: Nor

 Ali did not do his homework. Nor did Ayse.
Ali ödevini yapmadı. Ayşe de.

Inversion: Neither

 Ali did not do his homework. Neither did Ayse.
Ali ödevini yapmadı. Ayşe de.

6) neither …. nor : “Ne… ne de” anlamına gelir ve cümleye olumsuz anlam katar.

Inversion: Neither nor

 Neither did Ali nor Ayse do their homeworks last week.
Geçen hafta ne Ali ne de Ayşe ödevini yapmadı.

7) so : “de” anlamına gelir ve olumlu cümlelerde kullanılır.

Inversion: So

 I’d like to have a cup of tea. Zeynep too.
Bir fincay çay arzu ediyorum. Zeynep de.

 I’d like to have a cup of tea. So would Zeynep.
Bir fincay çay arzu ediyorum. Zeynep de.

Inversion: Not only but also

 Not only was it enjoyable, but it was also tiring .
Sadece eğlenceli değildi, aynı zamanda yorucuydu.

 Not only is she very beautiful, but she is also very clever and successful.
O sadece çok güzel değil aynı zamanda çok zeki ve başarılı.

8) Not until ve only  … ile başlayan cümlelerde devriklik cümlenin ikinci kısmında gerçekleşir. 

Inversion: Not until

 Not until they entered the class did they repeat the lesson.
Sınıfa girene kadar dersi tekrar etmediler.

Inversion: Only if

 Only if she joins the meeting, will I do as well.
Onun toplantıya katılması şartıyla ben de katılırım.

Inversion: Only after

 Only after they have breakfast, can I come to work.
Ancak onlar kahvaltı yaptıktan sonra işe gelebilirim.

Inversion: Only When

 Only when we arrived did our baby wake up.
Ancak vardığımızda bebeğimiz uyandı.

Inversion: Only by

 Only by working us, can you learn the ins and outs.
Sadece bizimle çalışırsan tüm detayları öğrenebilirsin.

9) Dilekte bulunmak anlamında “may” ile kullanılır.

Inversion: May

 May the force be with you.
Güç sizinle olsun.

10) Yer belirtilen edatlarla birlikte yardımcı fiil olmadan esas fiil ile kullanılır.

Inversion: There

 There went your boss.
Patronun oraya gitti.

Inversion: Here

 Here is your book.
Kitabın burada.

Inversion: Into

 Into the classroom came the students.
Öğrenciler sınıfın içine girdi.

Inversion: Over

 Over that table was your pencil. 
Kalemin masanın üstündeydi.

11) Koşul cümlelerinde kullanılır.

Inversion:  If Clause I

 If you (should) need any help, please do not hesitate to contact us.
Yardıma ihtiyacınız olursa bizimle iletişime geçmekte tereddüt etmeyiniz.
 Should you need any help, please do not hesitate to contact us. 
Yardıma ihtiyacınız olursa bizimle iletişime geçmekte tereddüt etmeyiniz.

Inversion: If Clause 2

 If we made an agreement, we would have a surprise for you.
Anlaşma sağlasaydık size bir sürprizimiz olacaktı.
 If we were to make an agreement, we would have a surprise for you.
Anlaşma sağlasaydık size bir sürprizimiz olacaktı.
 Were we to make an agreement, we would have a surprise for you.
Anlaşma sağlasaydık size bir sürprizimiz olacaktı.
 

 If he were our baby, we would look after him much better.
O bizim bebeğimiz olsaydı onunla çok daha iyi ilgilenirdik.
 Were he our baby, we would look after him much better.
O bizim bebeğimiz olsaydı onunla çok daha iyi ilgilenirdik.

If he were to be our baby, we would look after him much better.
Were he to be our baby, we would look after him much better.

Inversion:  If Clause 3

 If they had played fairly, they would have lost the match.
Adil bir şekilde oynamış olsalardı maçı kaybetmiş olurlardı.
 Had they played fairly, they would have lost the match.
Adil bir şekilde oynamış olsalardı maçı kaybetmiş olurlardı.

Alıştırmalar

İngilizce devrik cümleler (inversions) konusunu anladığınızdan emin olmak için aşağıda sizler için hazırlanmış testi çözmenizi öneririz.

İngilizce Telaffuz: Okunmayan Harfler

İngilizcede kelimeler telaffuz edilirken bazı harfler okunmazlar. Bunları aşağıda görebilirsiniz.

1) “m” harfinden sonra gelen “b” harfi okunmaz.

 aplomb  özgüven

 comb  tarak

 thumb  baş parmak

 bomb  bomba

 limb  kol ve bacak

 plumb  derinlemesine araştırmak

 climb  tırmanmak

2) “t” harfinden önce gelen “b” harfi okunmaz.

 subtle  güç algılanan

 debt  borç

 doubt  kuşku (duymak)

3) “dg” harfi okunmaz.

 judge  yargıç, yargılamak

 knowledge  bilgi

 pledge  yemin etmek

 hedge  çit

 dodge  kaçınmak

4) “d” harfi aşağıdaki kelimelerde okunmaz (ilk sıradaki).

 wednesday  Çarşamba

 sandwich  kaçınmak

 handsome  kaçınmak

5) “a, o, u” harflerinden sonra gelen “l” harfi okunmaz.

 would  will’in geçmiş hali

 could  can’in geçmiş hali

 should  meli, malı

 walk  yürümek

 calm  sakin olmak

 talk  konuşmak

 half  yarım

 falk  halk

 calf  buzağı

Alıştırmalar

İngilizcede okunmayan harfleri tam anladığınızdan emin olmak için aşağıdaki kısa testi çözmeyi deneyin. Her ne kadar tam anlamış olsanız da bu alıştırmalar konuyu çok daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.

Amerikan İngilizcesi ve İngiliz İngilizcesi Farkları

Amerikan İngilizcesi (Kuzey Amerika) ve İngiliz (Britanya) İngilizcesi arasındaki farklar çoğu zaman kafa karıştırmıştır. Herhangi birinin doğru ve diğerinin yanlış olduğunu söylemek mümkün değildir, fakat bulunulan ortama göre – örneğin İngiltere’de yaşıyorsanız Britanya İngilizcesini kullanmanız çok daha uygun olacaktır.

Amerikan İngilizcesi ve İngiliz İngilizcesi Arasındaki Farklar

1) İngiliz İngilizcesinde “our” ile biten kelimeler Amerikan İngilizcesinde “or” ile biter. 

Aşağıda her iki ülkenin telaffuzlarıyla birlikte dinleyebilirsiniz. İlki İngiliz İngilizcesi, ikincisi ise Amerikan İngilizcesi telaffuzudur.

 behaviour
behavior : davranış

 colour 
color : renk

 labour
labor : iş gücü, emek

 rumour
rumor : söylenti

2) İngiliz İngilizcesinde genellikle çift “ll” ile biten kelimeler Amerikan İngilizcesinde tek “l” ile biter.

 cancelled
canceled : iptal olmuş

 jewellery
jewelery : mücevher

 woollen
wolen : yün

Fakat aşağıdaki kelimeler için bu kural tam tersi işler. Yani bu kelimelerde Amerikan İngilizcesinde kelime çift “ll” ile beter.

 fulfil
fulfill:  : gerçekleştirmek

 skilful
skillful : yetenekli

 enrol
enroll : kaydolmak

3) İngiliz İngilizcesinde “ise” ile biten kelimeler genelikle Amerikan İngilizcesinde “ize” ile biter.

 organise
organize : organize etmek

 authorise
authorize : yetkilendirmek

 critise
critize : eleştirmek

Fakat aşağıdaki kelimeler için bu kural geçerli değildir. Yani hem İngiliz İngilizcesinde hem de Amerikan İngilizcesinde yazılışları aynıdır.

 advertise 
advertise : reklam vermek

 arise 
arise : yükselmek, artmak

 surprise 
surprise : sürpriz

 revise 
revise : revize (etmek)

 exercise 
exercise : egzersiz yapmak

 advise 
advise : tavsiyede bulunmak

 comprise 
comprise : kapsamak

 compromise 
compromise : uzlaşmak, anlaşmaya varmak

 disguise 
disguise : kılık değiştirmek

 despise 
despise : hor görmek

4) İngiliz İngilizcesinde “re” ile biten kelimeler Amerikan İngilizcesinde “er” ile biter.

 theatre
theater : tiyatro

 litre
liter : litre

 centre
center : merkez

 fibre 
fiber : lif, elyaf

Tabi istisnalar kaideyi bozmaz. Örneğin;

 acre
acre : akre (4047m2).

5) İngiliz İngilizcesindeki bazı kelimeler Amerikan İngilizcesinde tamamen farklıdır.

 rubbish
trash : çöp

 full stop
period : nokta

 aubergine
eggplant : patlıcan

 courgette
zucchini : dolmalık kabak

 crisps
chips : patates cipsi

 chips
French fries : patates kızartması

 jacket potatoes
baked potato : kumpir

 biscuit 
cookie : kurabiye

 puding 
desert : tatlı

 sweets 
candy : şekerleme

 candy floss 
cotton candy : pamuk şeker

 fizzy drink 
soda : asitli içecek

 football 
soccer : futbol

 cheque 
check : çek

 grey 
gray : gri

 lift 
elavator : asansör

 dustbin 
trash can : çöp kovası

 toilet 
restroom : tuvalet

 nappy 
diaper : çocuk bezi

 trousers 
pants : pantolon

 underground 
subway : metro

 holiday 
vacation : tatil

 queue 
line : sıra, kuyruk

 postcode 
zipcode : posta kodu

 defence 
defense : savunma

 mobile phone 
cell phone : cep telefonu

 motor way 
highway : otoban

 high street 
main street : ana cadde

 crossroads 
intersection : dörtyol ağzı

 roundabout 
traffic circle : yuvarlak kavşak

 flyover 
overpass : üst geçit

 pavement 
sidewalk : kaldırım

 car park 
parking lot : otopark

 aeroplane 
airplane : uçak

 lorry 
truck : kamyon

 caravanl 
trailer : karavan

 tyre 
tire : tekerlek

 boot 
trunk : araba bagajı

 bonnet 
hood : araba kaputu

 petrol 
gas : benzin

 hench 
ripped : vücudu kaslı

 at weekends 
on weekends : hafta sonlarında

 yours sincerely 
sincerely yours : saygılarımla (mektuplarda)

6) Amerikalılar bir kelimenin ortasında yer alan “t” harfini “d” olarak telaffuz ederler.

 daughter 
daughter : kız evlat

 water 
water : su

 thity 
thirty : otuz

 forty 
forty : kırk

 city 
city : şehir

7) Amerikan İngilizcesinde kelimede yer alan çift “tt” harfi duraksamalı söylenir. Oysaki İngiliz İngilizcesinde normal söylenir.

 button 
button : düğme

 written 
written : yazılı

8) Amerikan İngilizcesi ve İngiliz İngilizcesinde kelimenin sonunda yer alan “ile” farklı telaffuz edilir.

 fragile 
fragile : kırılgan

 agile 
agile : çevik, kıvrak

 fertile 
fertile : verimli, bereketli

 mobile 
mobile : mobil

9) Amerikan İngilizcesinde kelimenin sonunda yer alan “r” harfi telaffuz edilir, fakat İngiliz İngilizcesinde edilmez.

 far 
far : uzak

 or 
or : veya

 there 
there : orada

10) Bazı kelimeler her ne kadar aynı yazılsalar da telaffuzları biraz farklıdır ve bunlarla alakalı tam bir kural yoktur.

 cant
cant : –ebilememek

 what 
what : ne

 law 
law : hukuk

 bath 
bath : duş, banyo

 past 
past : geçmiş

 ask 
ask : sormak

 chance 
chance : şans

 example 
example : örnek

 laugh 
laugh : gülmek

 advertisement 
advertisement : ilan

 garage 
garage : garaj

 tomato 
tomato : domates

 mobile 
mobile : mobil

 aunt 
aunt : hala, teyze

11) Amerikan İngilizcesinde genellikle “present perfect” yapı yerine “simple past” yapı kullanılır. Oysa ki İngiliz İngilizcesinde bu çok yanlıştır. 

 I have just finished my work. 
I just finished my work.  işimi şimdi bitirdim.

 I have got a gorgeous car 
I got a gorgeous car.  Harika bir arabam var.

12) İngiliz İngilizcesinde tarih yazılırken önce gün, sonra ay ve en sonunda yıl yazılır. Amerikan İngilizcesinde önce ay, sonra gün ve en sonunda yıl yazılır.

 17 July 2010 
July 17, 2010  17.07.2010

İngiliz (Britanya) ve Amerikan İngilizcesinde tarihin sadece sayısal ifadelerle yazılması da mümkündür.  İngilizlerin yazım şekli bizimkiyle aynıdır, fakat Amerikalılar önce gün, ardından ay ve sonunda tarih yazarlar, birbirleri arasında “/” işareti eklerler.

17.07.2010
07/17/2010

13) İngiliz İngilizcesinde kısaltmalardan sonra “nokta” işareti kullanılmaz. Amerikan İngilizcesinde ise kullanılır.

Mr Brown.
Mr.Brown

14) İngiliz İngilizcesinde örneğin anlamında “i.e.” ve “e.g.” kullanır. Amerikan İngilizcesinde sonuna virgül de eklenir.

i.e. veya e.g.
i.e., veya e.g.,

15) İngiliz İngilizcesinde yön belirten “ward” son ekinden hemen sonra “s” eki gelir. Amerikan İngilizcesinde ise böyle bir kural yoktur.

towards, forwards, rightwards
toward, forward, rightward (e doğru, ileriye doğru, sağa doğru)

16) Virgül veya nokta, tırnak işaretlerinden önce mi yoksa sonra mı gelmelidir? İngiliz İngilizcesinde nokta veya virgül tırnak işaretlerinin dışında kalmalıdır, fakat nokta ya da virgül tırnak işaretlerinin içindeki cümleye bağlıysa içinde kalmalıdır. Amerikan İngilizcesinde ise tırnak işaretlerinin içinde gelmelidir.

I dont love you“, she said.
This flower will make her feel better!“, he said

I dont love you,” she said.  “Seni sevmiyorum”, dedi.

17) “Oxford Comma” veya “Serial Comma” olarak bilinen, bir cümlede “and” veya “or” bağlaçlarından hemen önce gelen virgül türü sadece Amerikan İngilizcesinde kullanır.

They have a cat, a dog, a monkey and a turtle. 
They have a cat, a dog, a monkey, and a turtle.  Onların kedi, köpek, maymun ve kaplumbağası var.

Alıştırmalar

Konuyu tam anladığınızdan emin olmak için aşağıdaki testi mutlaka çözmeyi deneyin. Her ne kadar tam anlamış olsanız da bu alıştırmalar konuyu çok daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.

Was, Were

Geçmişe ait bilgi içeren ve içerisinde fiil olmayan cümleler to be yardımcı fiili (was / were) ile kullanılır.  

To Be Nedir?

İngilizcede “to be” yardımcı fiillere denir ve normal fiiller gibi bunların da 1. 2. ve 3. halleri vardır.

To be 1. hali: am, is, are
To be 2. hali: was, were
To be 3. hali: been

Şayet geçmiş zamanda cümleler kuracaksak 2. hali olan was veya were kullanılır. Peki, nasıl?

Detaylar aşağıda…

Was, Were Kullanımı

Öncelikle bilmeniz gereken şudur ki tekil (bir tane) öznelerde “was“; çoğul (birden fazla) öznelerde ise “were” kullanılır. Peki, neden?

Çünkü “am” ve “is” yardımcı fiillerin 2. hali “was”; “are” yardımcı fiilinin 2. hali ise “were” dir. 

Was – Were Konu Anlatımı

Geçmişe dair herhangi bir durum, statü, konum veya zamanı ifade etmek için kullanılırlar.

  I was very shocked to hear that news.  
O haberi duyduğuma çok şaşırdım.

She was not in Turkey last year.  
O geçen sene Türkiye’de değildi.

He was an accountant there for two years.  
O iki yıl boyunca orada muhasebeciydi.

They were alone at the hospital.  
Onlar hastanede yalnızdılar.

The room was untidy .  
Oda çok dağınıktı.

I was not happy at all. 
Dün hiç mutlu değildim.

We were not with them yesterday.  
Dün onlarla birlikte değildik.

They were not angry with you.  
Onlar sana kızgın değildiler.

Their car was not very fast.  
Arabaları çok hızlı değildi.

When I was at home, my mother was not there.  
Ben dün evdeyken annem orada değildi.

Were they in London for 2 years?  
Onlar 2 sene boyunca Londra’da mıydılar?

Why were you late to work yesterday?  
Dün neden işe geciktin?

What was on dinner yesterday?  
Dün akşam yemeğinde ne vardı?

What time was the meeting last Monday?  
Geçen Pazartesi toplantı saat kaçtaydı?

How many plates were there on the table? 
Masada kaç tane tabak vardı?

Geçmiş zamanda içerisinde fiil olan cümlelerin kullanımıyla alakalı detaylı bilgi Simple Past Tense Konu Anlatımı sayfamızda yer almaktadır.

Was – Were Olumlu Cümleler

Özne + yardımcı fiil (was / were) + nesne + zaman

I was 

You were 
We were 
They were 

We were at work until 11:00pm yesterday. 
Dün gece 11:00’e kadar işteydik.

He was 
She was 
It was 

Gamze was at work until 11:00pm yesterday. 
Gamze dün gece 11:00’e kadar işteydi.

You were a student last year. 
Sen geçen sene bir öğrenciydin.

You were ill yesterday. 
Sen dün hastaydın.

Was – Were Olumsuz Cümleler

Özne + yardımcı fiil (was / were) + not + nesne + zaman

not: değil

I was not 

You were not 
We were not 
They were not 

We were not at work until 11:00pm yesterday. 
Dün gece 11:00’e kadar işte değildik.

He was not 
She was not 
It was not 

Gamze was not at work until 11:00pm yesterday. 
Gamze dün gece 11:00’e kadar işte değildi.

Olumsuz cümlelerde “was not” ve “were not” aşağıdaki şekillerde kullanılabilir.

was not: wasn’t
were not: werent’

Was – Were Soru Cümleleri

Soru kelimesi (varsa) + yardımcı fiil (was / were) + özne + nesne + zaman

Was I 

Were you 
Were we 
Were they 

 Were they at work until 11:00 pm yesterday? 
Dün gece 11:00’e kadar işte miydiler?

Was he 
Was she 
Was it 

 Was Gamze at work until 11:00 pm yesterday? 
Gamze dün gece 11:00’e kadar işte miydi?

What time was the next flight last Sunday? 
Geçen Pazar bir sonraki uçuş kaçtaydı?

Where were you at 7 o’clock yesterday? 
Dün saat 7’de neredeydin?

Was – Were Olumlu Kısa Cevaplar

Yes, I was.

Yes, you were. 
Yes, we were. 
Yes, they were. 

Yes, he was. 
Yes, she was. 
Yes, it was. 

Was – Were Olumsuz Kısa Cevaplar

No, I was not.

No, you were not. 
No, we were not. 
No, they were not. 

No, he was not. 
No, she was not. 
No, it was not. 

Was – Were Alıştırmalar

Yukarıda öğrendiğiniz bilgilere bakalım ne kadar hakimsiniz? Bunun için aşağıdaki was, were yardımcı fiili ile ilgili alıştırmaları çözmenizi tavsiye ederiz.

Cevap Anahtarları

1) was 2) were 3) were 4) was 5) was 6) were 7) were 8) weren’t 9) was 10) were

İngilizce Düzenli Fiiller – Regular Verbs

ingilizce düzenli fiiller

İngilizcede düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı üzere belli bir düzende gitmeyen fiil türlerindendirler. Şayet “Simple Past Tense” yapıda bir cümle kuruyorsak fiilin 2. hali,  “Present Perfect Tense” veya “Past Perfect Tense” yapıda bir cümle kuruyorsak ise fiilin 3. hali kullanılır. 

İngilizcede düzenli fiiller çoğunlukla “ed” takısı ile biterler ve bu yüzden bu fiillerin 2. ve 3. hallerini gördüğümüzde kolaylıkla düzenli olduklarını anlayabiliriz.

İngilizce Düzenli Fiiller (Regular Verbs)

1) Şayet fiil sonundaki harf “e” ile bitiyorsa hemen sonrasında “d” eklenir.

arrive : varmak
arrived 
arrived 

2) Şayet fiil “sessiz harf” ve “y” ile bitiyorsa “y” düşer ve yerine “ied” eklenir.

try : denemek, çaba göstermek
tried 
tried 

carry 
carried 
carried 

Fiil sesli ile biterse bu kural geçerli değildir.

stay : kalmak
stayed 
stayed

employ : çalıştırmak, istihdam etmek
employed 
employed 

3) Şayet fil “sesli harf” ve “sessiz harf” ile bitiyorsa “sessiz harf” yinelenir ve sonuna “ed” gelir.

prefer : tercih etmek
preferred 
preferred 

ban : yasaklamak
banned 
banned 

Örnek cümleler aşağıda yer almaktadır.

I arrived at work late yesterday.
Dün işe geç vardım.

We already tried their method yesterday.
Dün o yöntemi zaten denemiştik.

Our guests have just carried their bags.
Misafirlerimiz az önce çantalarını taşıdılar.

They stayed with us last week.
Onlar geçen hafta bizimle kaldılar.

Our boss has employed more than 30 workers.
Patronumuz 30’un üstünde işçi çalıştırmaktadır.

İngilizce Düzenli Fiiller Listesi

En sık kullanılan İngilizce düzenli fiilleri aşağıda sizler için listeledik. Bu fiillerin 2. ve 3. hallerini bulmak için yukarıda bahsettiğimiz kurallar çerçevesinde sonuna “ed” takısı getirilir. 

Tam listeyi PDF olarak indirmek için “İngilizce Düzenli Fiiller Listesi” linkine tıklayınız.

accept amuse applaud
add analyse appreciate
admire announce approve
admit annoy argue
advise answer arrange
afford apologise arrest
agree appear arrive
alert attach ask
allow attend attack
attempt attract avoid
back beg boil
bake behave bolt
balance belong bomb
ban bleach book
bang bless bore
bare blind borrow
bat blink bounce
bathe blot bow
battle blush box
beam boast brake
branch breathe bruise
brush bubble bump
bury burn buzz
calculate choke compare
call chop compete
camp claim complain
care clap complete
carry clean concentrate
carve clear concern
cause clip confess
challenge close confuse
change coach connect
charge coil consider
chase collect consist
cheat colour contain
check comb continue
cheer command copy
chew communicate correct
cough count cover
crack crash crawl
cross crush cry
cure curl curve
cycle    
dam deliver disapprove
damage depend disarm
dance describe discover
dare desert dislike
decay deserve divide
deceive destroy double
decide detect doubt
decorate develop drag
delay disagree drain
delight disappear dream
dress drip drop
drown drum dry
earn end excite
educate enjoy excuse
embarrass enter exercise
employ entertain exist
empty escape expand
encourage examine expect
explain explode extend
face fetch flash
fade file float
fail fill flood
fancy film flow
fasten fire flower
fax fit fold
fear fix follow
fence flap fool
force form found
frame frighten fry
gather grab grin
gaze grate grip
glow grease groan
glue greet guarantee
guard guess guide
hammer harm heat
hand hate help
handle haunt hook
hang head hop
happen heal hope
harass heap hover
hug hum hunt
hurry    
identify increase intend
ignore influence interest
imagine inform interfere
impress inject interrupt
improve injure introduce
include instruct invent
invite irritate itch
jail jog joke
jam join judge
juggle jump  
kick kiss knit
kill kneel knock
knot    
label learn lighten
land level like
last license list
laugh lick listen
launch lie live
load lock long
love look  
man matter milk
manage measure mine
march meddle miss
mark melt mix
marry memorise moan
match mend moor
mate mess up mourn
move muddle mug
multiply murder  
nail need nod
name nest note
notice number  
obey obtain offer
object occur open
observe offend order
overflow owe own
pack phone possess
paddle pick post
paint pinch pour
park pine practise 
part place pray
pass plan preach
paste plant precede
pat play prefer
pause please prepare
peck plug present
pedal point preserve
peel poke press
peep polish pretend
perform pop prick
permit prevent program
print produce provide
promise protect punch
pull pump push
puncture punish  
question queue  
race refuse remove
radiate regret repair
rain reign repeat
raise reject replace
reach rejoice reply
realise relax report
receive release reproduce
recognise rely request
record remain rescue
reduce remember retire
reflect remind return
rhyme rinse risk
rob rock roll
rot rub ruin
rule rush  
sack shiver soothe
sail shock sound
satisfy shop spare
save shrug spark
saw sigh sparkle
scare sign spell
scatter signal spill
scold sin spoil
scorch sip spot
scrape ski spray
scratch skip sprout
scream slap squash
screw slip squeak
scribble slow squeal
scrub smash squeeze
seal smell stain
search smile stamp
separate smoke stare
serve snatch start
settle sneeze stay
shade sniff steer
share snore step
shave snow stir
shelter soak stitch
stop store strap
strengthen stretch strip
stroke stuff subtract
succeed suck suffer
suggest suit supply
support suppose surprise
surround suspect suspend
switch    
talk thaw trace
tame tick trade
tap tickle train
taste tie transport
tease time trap
telephone tip travel
tempt tire treat
terrify touch tremble
test tour trick
thank tow trip
trot trouble trust
try tug tumble
turn twist type
undress unite unpack
unfasten unlock untidy
use    
vanish visit  
wail waste whirl
wait watch whisper
walk water whistle
wander wave wink
want weigh wipe
warm welcome wish
warn whine wobble
wash whip wonder
work worry wrap
wreck wrestle wriggle
x-ray    
yawn yell  
zip zoom  

İngilizce İş Yazışmaları

Sık kullanılan İngilizce iş yazışmaları ve iş İngilizcesi kalıpları aşağıda yer almaktadır.

Dear Sir or Madam 
Sayın Yetkili

To whom it may concern. 
İlgilinin dikkatine.

The reason I am writing this letter is  ….
Bu mektubu yazmamdaki neden şudur ….

Thanks a lot for your quick reply. 
Hızlı cevabınız için çok teşekkür ederim.

Regret to inform you that we can not help you about this matter. 
Üzülerek ifade etmek isteriz ki bu konuda size yardımcı olamayacağız.

How can we help you? 
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

What products are you interested in? 
Hangi ürünlerle ilgileniyorsunuz?

What is the quantity you need? 
İhtiyacınız olan miktar nedir?

Our discounted prices are enclosed. 
İskontolu fiyatlarımız ektedir.

If you make us 10% discount, we can order. 
Bize %10 iskonto yapabilirseniz sipariş verebiliriz.

Your prices are very high. 
Fiyatlarınız çok yüksek.

Please give us your last prices. 
Lütfen bize son fiyatlarınızı veriniz.

They are very expensive. 
Çok pahalılar.

Who do you sell in Turkey? 
Türkiye’de kimlere satıyorsunuz?

We need fast shipment date. 
Hızlı sevkiyat tarihine ihtiyacımız var.

When can you deliver? 
Ne zaman teslimat yapabilirsiniz?

We would like to cancel our order for your late delivery. 
Geç yüklemenizden ötürü siparişimizi iptal etmek istiyoruz.

Best regards 
Saygılarımızla

With loves 
Sevgilerle

Best wishes 
En iyi dileklerle

İngilizce Otel Diyalogları

ingilizce otel diyalogları

Otel rezervasyonu yaparken zorlanıyor musunuz? Artık dert etmenize gerek yok. Sayfamızdaki İngilizce otel diyalogları sayesinde nasıl konuştuğunuza siz bile inanamayabilirsiniz.

Do you have a vacancy? 
Boş yeriniz var mı?

How much is your rate for a single room? 
Tek kişilik oda fiyatınız nedir?

How much is it including breakfast? 
Kahvaltı dahil fiyat nedir?

How much is it excluding breakfast? 
Kahvaltı hariç fiyat nedir?

What is check out time? 
Çıkış saati nedir?

What time does the fitness open? 
Fitness saat kaçta açıyor?

What time does it close? 
Saat kaçta kapatıyor?

Do you have a service for massage? 
Masaj hizmetiniz var mı?

How much do you charge for massage service in my room? 
Odamda masaj hizmeti için ne kadar ücret alıyorsunuz.

I would like to reserve a single room. 
Tek kişilik bir oda reserve etmek istiyorum.

Television is not working. 
Televizyon çalışmıyor.

There are not slippers in the room. Please send to my room with number 112. 
Odada terlik yok. Lütfen 112 numaralı odama gönderin.

Non smoking room please. 
Sigara içilmeyen oda lütfen.

We need a single room and double room with twin bed. 
Tek kişilik bir oda ve ikiz yataklı çift kişilik bir odaya ihtiyacımız var.

Single room 
Tek kişilik oda

Double room 
Çift kişilik oda

Twin bed 
İkiz yatak

Check in date 
Otele giriş tarihi

Check out date 
Otelden çıkış tarihi

İngilizce Alışveriş Diyalogları

ingilizce alışveriş diyalogları

İngilizce konuşarak alışveriş yapmak artık çok kolay. Sayfadaki İngilizce alışveriş diyaloglarını kullanarak kolaylıkla anlaşabileceksiniz.

Müşteri: Excuse me. Can you help me? 
Affedersiniz. Yardımcı olabilir misiniz?

Satıcı: Yes, sure. 
Evet, tabii ki.

Müşteri: How much is this? 
Bu ne kadar?

Satıcı: It is 10 Turkish Lira. 
Fiyatı 10 lira.

Müşteri: How many do you have it? 
Kaç tane elinizde var?

Satıcı: We have only one. 
Sadece bir tane var.

Müşteri: Your prices are little expensive. 
Fiyatlarınız biraz pahalı.

Satıcı: No, they are in sale. 
Hayır, indirimdeler.

Müşteri: I dont like it much. 
Pek beğenmedim onu.

Satıcı: You can have a look at others.  
Diğerlerine bakabilirsiniz.

Müşteri: This is so pretty. 
Bu çok güzelmiş.

Satıcı: Yes, it sells a lot. 
Evet, o çok satıyor.

Müşteri: What do you have similar? 
Benzer elinizde neler var?

Satıcı: This one is similar. 
Bu benzeridir.

Müşteri: Do you have M size? 
M beden var mı?

Satıcı: Sorry, we do not have it. 
Üzgünüm, elimizde yok.

Müşteri: When will you have it? 
Ne zaman gelir?

Satıcı: Tomorrow evening. 
Yarın akşam.

Müşteri: I would like to buy 2 pieces in M size. 
M bedenden 2 parça satın almak istiyorum.

Satıcı: OK, fine. 
Tamam o halde.

Müşteri: Can you make a discount?
İndirim yapabilir misiniz?

Satıcı: Yes, I can make you 5 percent discount. 
Evet, yüzde beş iskonto yapabilirim.

Müşteri: Can you give me its invoice? 
Faturasını verebilir misiniz?

Satıcı: Yes, here it is. 
Evet, işte buyrun.

Müşteri: What time do you close in the evening? 
Akşam saat kaçta kapatıyorsunuz?

Satıcı: At 6:00 pm.  
Akşam saat 06:00’da.

Müşteri: What time do you open in the morning? 
Sabah saat kaçta açıyorsunuz?

Satıcı: At 9:00 am. 
Sabah 09:00’da.

Müşteri: I must go now. 
Şimdi gitmem gerekiyor.

Satıcı: Thanks, I hope you will be happy with them. 
Teşekkürler, umarım memnun kalırsınız.

Müşteri: I will come again, have a nice day!  
Tekrar geleceğim, iyi günler.

Satıcı: Have a nice day, too!  
Size de iyi günler.

İngilizce Seyahat Diyalogları

ingilizce seyahat diyalogları

Yurt dışı seyahatlerinde en çok ihtiyaç duyacağınız İngilizce seyahat diyalogları aşağıda yer almaktadır.

Where are the places to go around here? 
Burada gezilecek yerler nereler?

I would like to see the museums. 
Müzeleri görmek istiyorum

How many minutes does it take to go there by taxi? 
Taksiyle oraya gitmek kaç dakika sürer?

Where can I buy postcards? 
Kartpostal nereden alabilirim?

What is famous here? 
Buranın neyi meşhur?

Is it dangerous to go out at night? 
Geceleyin dışarı çıkmak tehlikeli midir?

What are the famous foods here? 
Buranın meşhur yemekleri nelerdir?

How much is the entry fee? 
Giriş ücreti ne kadardır?

What time does it close? 
Kaçta kapanıyor?

What time does it open? 
Kaçta açıyor?

How much is the bus ticket? 
Otobüs bileti ne kadardır?

How can I go there fastest? 
Oraya en hızlı nasıl gidebilirim?

Can you help me to find a translator? 
Tercüman bulmamda bana yardımcı olabilir misiniz?

I would like to rent a car. 
Araç kiralamak istiyorum.

How much is it daily? 
Günlük ücreti ne kadardır?

Where is nearest beach here? 
En yakın plaj nerede?

Do we have to buy a ticket for the entry? 
Giriş için bilet almamız gerekiyor mu?

Is there a hotel around here? 
Yakınlarda bir otel var mı?

Can you call a taxi? 
Taksi çağırabilir misiniz?

Please follow me. 
Lütfen beni takip edin.

İngilizce Havaalanı Diyalogları

İngilizce havaalanı diyalogları aşağıda yer almaktadır.

What time is the next flight? 
Bir sonraki uçuş saat kaçta?

Plane ticket to Trabzon. 
Trabzon’a uçak bileti

Window seat. 
Pencere kenarı koltuk

Aisle seat. 
Koridor tarafı koltuk

I would like to have a window seat? 
Pencere kenarı koltuk istiyorum.

Boarding pass. 
Uçuş kartı

Is our flight delayed? 
Uçuşumuz rötar mı yaptı?

It is on time. 
Rötar yok.

International departures 
Dış hatlar gidiş

International arrivals 
Dış hatlar geliş

Domestic departures. 
İç hatlar gidiş

Domestic arrivals. 
İç hatlar geliş

I lost my luggage. 
Valizimi kaybettim.

I have a missing bag. 
Bir çantam eksik.

Please show your passport. 
Lütfen pasaportunuzu gösteriniz.

Do you have anything to declare? 
Deklare edecek bir şeyiniz var mı?

What is your flight gate? 
Uçuş kapınız nedir?

You do not have a valid visa. 
Geçerli bir vizeniz yok.

Is it your first time in Paris? 
Paris’e ilk gelişiniz mi?

What is your reason to come to Paris? 
Paris’e gelme nedeniniz nedir?